Floransa’nın Aslanı
Zamanın tozlu sayfalarında, Alplerin sarp geçitlerini tutan Savoia Aslanları, yüzyıllardır Avrupa’nın kapı bekçiliğini yapıyordu. Onlar savaşçıydı; kılıçları buz tutmuş, iradeleri taş gibi sertleşmişti. Öte yanda, Arno Nehri'nin kıyısında yükselen Floransa, bir çiçek gibi açmış; paranın, sanatın ve aklın merkezi olmuştu.
Hikaye, İtalya topraklarının yabancı çizmeleri altında ezildiği o karanlık dönemde başlar. Floransa’nın altın zambaklı sancakları, artık sadece ticaret için değil, bir ülkü için dalgalanmaktadır: Risorgimento! Yani yeniden diriliş.
Savoia Hanedanı’nın lideri, gözlerini güneye, Toskana’nın kalbine çevirdiğinde orada sadece zenginlik değil, bir halkın ortak rüyasını gördü. Floransa ise kuzeye baktığında, bu rüyayı gerçeğe dönüştürecek askeri disiplini ve krallık asaletini gördü.
Demir Birlik ''Unione di Ferro !'' ittifakına yeni bir güç eklendi.



